Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa
Az Bulutlu
16°C
Bursa
16°C
Az Bulutlu
Perşembe Çok Bulutlu
17°C
Cuma Hafif Yağmurlu
17°C
Cumartesi Çok Bulutlu
18°C
Pazar Hafif Yağmurlu
17°C
DOLAR
18,6400
EURO
19,5714
ALTIN
1.061,69
BIST
4.976,65
Yeşil BursaBursa HaberBursa GündemBursa MagazinBursa Nöbetçi EczanelerBursa Yaşam, Bursa Hava DurumuBursa Namaz VakitleriBursa RehberiBursa Mekanlar

Bizi Takip Edin




Çiçeklerle süslü, mis kokulu rotalar

Çiçeklerle süslü, mis kokulu rotalar
27 Haziran 2022 13:41
0
A+
A-

Anadolu’nun dört bir yanı yılın bu zamanlarında çiçeklerle bezeniyor. Lavanta ve ayçiçeği gibi kimi ekilen, orkide ve ıhlamur gibi kimi de doğada kendiliğinden arzı endam eden çiçekler kokularıyla, renkleriyle ve kapladıkları alanlarla büyüleyici bir etki yaratıyor. Trakya’nın uçsuz bucaksız ayçiçeği tarlalarından Burdur’un lavanta dünyasına, Isparta’nın Güller Vadisi’nden Karadeniz’in en çiçekli yaylasına kadar rengârenk rotalar bizi bekliyor.

Yücel Sönmez
Büyülü ıhlamur ormanı…
Bursa/Karacabey

Türkiye’nin en uzun doğal plajlarından birine ev sahipliği yapan Karacabey Boğazı’na ilk gidiş nedenim plajın hemen arkasından dağın eteklerine kadar uzanan longoz ormanında gezmekti. Longozda gezmek etkileyiciydi ancak havada hâkim olan ıhlamur kokusu baş döndürücüydü. Oysa ağaçların arasında gezerken herhangi bir ıhlamur ağacına denk gelmemiştik. Longoz ormanından dağın eteklerine doğru yol aldıkça kokunun yoğunluğu da artmaya başladı. İlk ıhlamur ağaçlarına denk gelmemiz tepenin eteklerinde oldu. Sonrasında da ıhlamur ağacından başka ağaç yoktu. Havadaki koku bizi kendine çekmiş, ıhlamur ormanının içine girmiştik.

Havası ıhlamur kokan bir ormanda dolaşmanın keyfi, longozun güzelliklerini dahi unutturmuştu ekibimize. Orman Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre Türkiye’de yaklaşık 22 bin hektarlık alanda 385 tonluk faydalanılabilir ıhlamur var ve bunun en büyük ve yekpare parçası Karacabey Ihlamur Ormanları. Yılın tam da bugünlerinde geçimlerini ıhlamurdan sağlayan birçok köylü, metrelerce yükseklikteki ağaçlara tırmanarak ıhlamur çiçeğini topluyor. Yaklaşık 1 ay sürecek olan hasatta, ıhlamurlar toplandıktan sonra kurutulup satışa sunulmak üzere hazır hale getiriliyor. Bugünlerde bölgeye yapacağınız bir seyahatle hem ıhlamur kokusunu doyasıya içinize çekip yürüyüşler yapabilir hem de köylülerin hummalı çalışmalarına destek vererek kendi ıhlamurunuzu toplayabilirsiniz. Gitmişten ormanın hemen yanı başındaki longozu da ziyaret etmeyi ihmal etmeyin zira longoz da her adımda farklı bir çiçekle karşılıyor konuklarını.

Nurgül Büyükkalay
‘Gül döktüm yollarına…’
Isparta/Güneykent

Bugünlerde Isparta köylerini yoğun bir gül kokusu sarmış durumda. Renk renk güllerin arasında çiftçiler tatlı bir telaş içinde. Güller Vadisi Güneykent beldesinde mayıs ayında başlayan gül hasadı devam ediyor. Rengârenk çiçek manzaralarına bir de mis gibi bir koku eklendiğini hayal edin. Güllerin dalından koparılıp şişeye ulaşana kadarki yolculuğunu görüp bir parçası olmanız için temmuz ayının ilk haftasına kadar zamanınız var. Uçsuz bucaksız gül bahçelerindeki hasada katılıp gül toplayan çiftçilere eşlik etmek çok zevkli. Ancak günün ilk ışıkları henüz belirmeden uyanmaya hazır olun. Çünkü güller hava ısınmadan saat 5.00’te toplanıyor, güneş ışıkları yakıcı hale gelmeden saat 10.00 gibi iş tamamlanıyor. Siz yine de yanınıza şapka ve güneş kremi alın. Saat kaç olursa olsun yayla güneşi yakıcı.

Sanırım erkenden yola koyulmanın en büyük ödülü, bülbülün güle olan aşkına tanıklık etmek. Bülbüller güllerin açtığı dönemde daha canlı öterlermiş derlerdi de inanmazdım. Sabahın erken saatlerinde gül tarlalarında müthiş bir senfoni gerçekleşiyor. Sonra saat 10.00 olunca pat pat sesler duymaya başlıyorsunuz. Güller bu patpat denen tarım araçlarına yüklenip fabrikalara götürülüyor. Aynı gün işlenerek gül yağına dönüştürülüyor. Fabrikada gül yağı, gül suyu ve sabun üretimi yapılırken tura katılanlara gülün tüm yolculuğu anlatılıyor. Fabrikada gül yaprakları havuzunda ‘gül döktüm yollarına’ klibi çekip eğlenceli fotoğraf kareleri yakalayabilirsiniz. Yorgunluğunuzu meydandaki köy kahvesinde gül çayıyla atın.

Serda Büyükkoyuncu
Longozdaki çarpıcı güzellik
Acarlar/Sakarya

Çamurda yetişmesine rağmen dünyanın en temiz çiçeği olan nilüfer; saflığı, umudu ve yeniden başlangıçları temsil eder. Bilimsel adını su perileri Nymph’lerden alan ve çoğunlukla lotus çiçeğiyle karıştırılan nilüfer, Mısır mitolojisinde Horus’un, Akadlar’daysa Tanrıça Aşera’nın sembolü olmuş. Mayıs-eylül ayları arasında çiçek açan nilüferleri izlemek için şimdi en ideal zaman. İstanbul’da herhangi parkta veya koruda sürpriz yaparak karşınıza çıkabilir ama benim önerim, bitkiler için adeta kurtarılmış alanlar olan Atatürk Arboretumu veya Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi’ne gitmeniz. Sakarya’da Türkiye’nin hatta dünyanın sayılı longoz ormanlarından biri olan Acarlar Longoz Ormanı’na 9.00-15.00 saatleri arasında giderseniz 750 metre uzunluğundaki iskelede yürürken nilüferleri çiçek açmış halde görebilirsiniz. Günün sonunda bir SPA merkezinde rahatlamak isteyenlere konaklama önerilerim; NG Sapanca Enjoy, Elite World ve Sapanca Gölü’ne nazır Lale Butik.

Bolu’da 7 bin 300 metrekarelik alana kurulan Nilüfer Sanat Parkı’nda 140 çeşit nilüfer çiçeklendiğinde oluşan ortam gerçekten büyüleyici. Bursa Uluabat Gölü kıyısındaki Gölyazı’dan teknelerle Kız Adası civarında açan nilüfer çiçeklerini görmek için kısa bir tura çıkabilirsiniz. Ayrıca Çanakkale Biga’daki Nilüfer Gölü, kuruma tehlikesini atlattıktan sonra yeniden nilüfer çiçeklerini açmanın coşkusunu yaşıyor. Gölü ziyaret ettikten sonra konaklamak için Kuzey Ege’ye doğru devam edip İda Costa ve İda Blue’yu tercih edebilirsiniz. Türkiye’nin en büyük nilüfer tarlası olan Denizli’deki Çivril (Işıklı) Gölü, Büyük Menderes Nehri’ni besleyen kaynakların üzerinde. Eğer nilüferlerin peşinde bir dünya seyahati planlıyorsanız Mauritus’ta iri gövdeli ağaçları ve Victoria Amazonica olarak bilinen devasa nilüferleri görmek için dünyanın en eski bahçelerinden birine, Sir Seewoosagur Ramgoolam Botanik Bahçesi’ne uğramalısınız. Seyşeller’deyse başkent Mahe’nin botanik bahçesinde kocaman nilüferlerin yüzdüğü havuzlar ve dev kaplumbağalar görebilirsiniz. Singapur’daysa yaklaşık 1 milyon metrekarelik alana yayılan Gardens By The Bay dünyanın dört bir yanından farklı nilüfere ev sahipliği yapıyor.

Murat Cengizer
Lavantalarla dans
Isparta ve Burdur

Yeşilden mora dönen çiçekleri ve büyüleyici kokusuyla lavanta, kır bitkileri arasında eşsiz bir yere sahip… Antalya’dan Tokat’a kadar birçok bölgede yetiştirilen bu çalımsı Akdeniz bitkisinin çekim alanıysa Göller Yöresi. Ben de size Acıgöl, Burdur ve Eldere göllerini fona yerleştiren lavanta kokulu dört adres vereceğim.

Kuyucak: Gül ve zambakla bir çiçek cennetine dönüşen Isparta’nın lavanta üssü. Keçiborlu ilçesine bağlı köyde 5 bin dönüm arazi lavantaya ayrılmış. Türkiye’deki üretimin dörtte üçünü karşılayan Isparta Kuyucak, Kuşçular Köyü’yle birlikte yaz aylarında yüz binlerce turisti ağırlıyor. Geleneksel kıl çadırları, mor kır evleri, lavantalı balı, çayı ve dondurmasıyla dikkat çeken köy, Fransa’nın lavanta merkezi Provence ile yarışır halde. ‘Lavanta kokulu köy’, Süleyman Demirel Havalimanı’na 25 kilometre mesafede.

Çukurören: Göller Yöresi’nin pembe ve mor tarlalarıyla dikkat çeken bir diğer Isparta köyü. Kuyucak’la arasındaki mesafe, kuş uçuşu 5 kilometre. Gülün de yetiştirildiği köyde lavanta tarlalarının çoğu Burdur Gölü’ne bakıyor. Çukurören, fotoğraf sanatçılarının aralıklarla uğradığı duraklardan.

Senir ve Ardıçlı: Burdur Gölü kıyısındaki iki köy 47 yıldır lavantalarıyla kadraja giren bölgelerden. Her iki köy de Isparta, Keçiborlu’ya bağlı. Bölge Uzakdoğulu turistlerin bile ilgisini çekiyor.

Akçaköy Lavanta Deresi: Burdur’un Yeşilova ilçesine bağlı köy, 375 dekarlık alanıyla Türkiye’nin en büyük lavanta bahçesine sahip. Yazın yüz binlerce turisti karşılayan Lavanta Deresi; Sagalassos Antik Kenti, Lisinia Doğa Yaşam Alanı ve Salda Gölü’yle zengin bir gezi alanı sunuyor.

Ferdi Akarsu
Orkideler dört bir yanda

Sayıları her gün artmakla birlikte 11 bin civarında bitki türüyle ülkemiz, büyük bir zenginliğine sahip. Bu bitkiler arasındaki orkidelerse, dünyada 25 bin civarında tür sayısıyla en kalabalık ailelerden biri. Ülkemizde yaklaşık yüzde 15’i sadece Anadolu’da olmak üzere 200’e yakın türle temsil ediliyor orkide. İşte bu nadide çiçekleri tam da bugünlerde Ege, Akdeniz ve Karadeniz bölgelerinde görmek mümkün.

Ege Bölgesi: Orkide türleri açısından son derece zengin. Karaburun-Çeşme-Seferihisar ile Güney Ege’de Bafa Gölü çevresinden başlayarak Milas-Köyceğiz-Dalaman-Marmaris- Datça dolaylarındaki makiliklerde kendini gösteriyor.

Akdeniz Bölgesi: Toros Dağları’nın özellikle makilik alanlarında yaşayan orkide türlerine batıda Kaş-Fenike-Kemer Orta ve Doğu Toroslar’da Burdur-Bucak-Aksekiİbradı ve Kahramanmaraş’ın Akdeniz iklimine sahip yaşam alanlarında bu ayın son günlerine kadar rastlamak mümkün.

Karadeniz Bölgesi: Özellikle bataklık orkideleri bu bölgede daha sık görülüyor. Yaylalar ve nemli bölgeler başta olmak üzere mayıs ve temmuz ayları arasında çiçeklenen Karadeniz orkideleri, tüm yaylalarda karşınıza çıkabilir. Batı’da Küre ve Yenice ormanları, doğudaysa özellikle Posof, Şavşat ve Camili’nin yaylalarında, orman içi açıklıklarında da rastlayabilirsiniz.

Bahar Gündoğdu
Ayçiçeklerinin sarı dünyası
Trakya

Seyahat etmenin en güzel yanı varmak değil, yolda olmak benim için; bu aylarda yollar da bir başka güzel olur. Hele ki Trakya’nın… Saros’a doğru yol aldığınızda önce köy yollarında kanola tarlaları karşılar sizi. Ardından bütün dünyanın güneş çiçeği dediği ama biz Türk halkının neden bilmem ayçiçeği adını taktığı, eskilerin deyişiyle gündöndüler selamlar yolcuları.

Hem de ne karşılama! Göz alabildiğine… Pamuk pamuk bulutlar, uçsuz bucaksız neşeli ayçiçekleri ve onların arasında vereceğiniz pozlar her zaman en sevdiğiniz fotoğraflardan biri olacak. Benim favori tarlalarım Keşan’la İbrice Limanı arasındaki köylerin sınırlarında. Köy yollarında yer gök sapsarı oluyor ve daha da güzeli, bu yollar mutlaka denize çıkıyor.

Uğur Biryol
Kaçkarlar’ın renkleri
Çiçekli Yayla/Çamlıhemşin

Kaçkar Dağları florasının en çeşitlilik gösterdiği zaman dilimi haziran-temmuz ayları. Bu mevsimde Çamlıhemşin’den yaklaşık 40 kilometre mesafedeki Çiçekli Yayla’ya ulaşırsanız, floranın en renkli ve çeşitli olduğu bölgeye de vardınız demektir.

Çiçekli Yayla’da Köylük Sırtı denen yere ulaştığınızda göz alabildiğine bir manzara eşliğinde, Hemşin zambağı, turuncu gelincik, aslanpençesi, civanperçemi, yüksükotu, dağlahanası, dağorkidesi, iğnelik çiçeği, çançiçeği, düğün çiçekleri ve ballıbaba gibi rengârenk ve çok sayıda çiçek karşılayacak sizi. Çiçeklerin süslediği yaylanın fonundaysa Kaçkarlar’ın karlı zirvelerinin görüntüsü var.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: